25.10.13

Hiç komik değil

Burjuva toplumu, Marx’tan beri, bilindiği gibi, bozuk bir düzen, yanlış kurulmuş ve kötü işleyen bir toplum olarak nitelenir. Frankfurt Okulu, bu yanlış bütün içinde bir sığınak aramaktadır. Önerdiği sığınak ise sanattır. Yanlış bütün içinde var olan, fakat yanlışlığa katılmayan en son kale sanattır. Bu kale ilkin yanlış bütün içinde doğruluğu barındırır, ikinci olarak, bu yanlışı aşmak olanağını saklı tutar; böylece sanat daha iyi bir geleceğin modeli olur. Sanat toplumu yansıtmaz, tam tersine ona doğruyu gösterir (Tunalı, 1989:126-7). Topluma doğruyu göstermesi beklenen sanat dallarından biri sinemadır ve hem görsel hem de işitsel duyulara seslendiğinden etkisi en yüksek sanat dallarındandır. Sinemayı sanat olarak değil de bir tüketim nesnesi olarak görenler için önemli olan konu ise gişedeki başarıdır.
Sinema, üretim ve sunum biçimi olarak popüler kültürün hayat bulduğu en önemli mecralardan biridir. Ancak bu tespit, olguların, gerçeklerin, hikayelerin içeriğinin boşaltılmasını mazur göstermez (Kıraç, 2008:140). Hikayelerin içinin boşaltılması Türkiye’de daha çok komedi filmlerinde karşımıza çıkan bir durumdur. Dünyada çok ilgi gören Hollywood sineması gibi, Türkiye’de, bir tür olarak değerlendirebileceğimiz popüler kültür üretimi komedi filmlerinin, ağır eleştiriler almasına rağmen gişede elde ettiği başarı şaşırtıcıdır.
Festival filmlerinin izleyicileriyle popüler kültür üretimi filmlerin izleyici kitlesi ayrışmaktadır. Bu içeriği düşük ve manipülatif türlerin, festival filmlerine kıyasla, yakaladığı gişe başarısının nedeni, izleyicilerin sinema filmi seçimi ve anlamlandırmasıyla toplumsal konumu arasında olan doğrudan bağlantıdır. Güldürü anlayışının kültürel özellikler taşıması nedeniyle evrenselliğinden bahsedilemeyeceği gibi, izleyicilerin metne ilişkin çözümlemeleri sınıf bilincine dayalı okumalardır.
Sinema filmi seçimleri dünyada da eleştirilere maruz kalan bir konudur. Türkiye’de daha çok komedi filmlerinde karşımıza çıkan televizyon figürlerinin sinemaya uyarlanışının ve genellikle halkın çoğunluğunu oluşturan eğitimsiz alt düzey gelir durumuna sahip, geçim sorununu çözebilmek için çeşitli yollar deneyen ve tesadüfen zengin olan kahramanlar kullanılmasının çektiği ilginin nedeni, toplumsal denetim mekanizmalarınca şekillendirilmiş kitle toplumudur. Marcuse’a göre endüstri toplumlarında ilerleme ve dönüşme konusunda önemli bir etken olan eleştirel düşünce ortadan kaldırılmaktadır (Marcuse, 1986:25). Adorno ve Horkheimer’a göre kültürün bir meta haline gelmiş olduğu sistem homojen bir bütün oluşturmaktadır.Hedefledikleri tüketici grubu açısından bakıldığında bir otomobil ya da bir film arasında nitelik açısından hiçbir fark yoktur(Aktaran; Cangöz, 1999:20). Kitle toplumunda toplumsal denetim mekanizmalarınca şekillendirilmiş; reklamlarla uyum içinde eğlenen, dinlenen ve davranan tek boyutlu bireyler seçim yapmaktan yoksundur ve başkalarının sevdiklerini sever ya dabunlardan nefret ederler. Bu yüzden belki de gerçek bir seçimden bahsetmek olanaklı değildir.
Küfür, şive ve cinselliğe dayalı güldürü anlayışı Türk sinemasını ve izleyicisini bir alt seviyeye doğru itmektedir. Sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo, “Geçmişte insanlar espriye gülüyordu, günümüzde belden aşağı şakalara... Eskiden de küfür vardı ama daha masumdu. Seyircinin mizah anlayışında gerileme var, gerçek mizah yazarları da eksik günümüzde, güldürü yapmak isteyenler artık kolaya kaçıyor. Halktan gelen malzeme de galiba eskisi kadar güçlü değil, yozlaşma var.” diyor (“Haber Aktüel,” 2009).
Freud’a göre gülme eylemi, bilinçdışındaki yasaklanmış, baskı altına alınmış enerjinin durağandan kurtulması ve bilince gitmesidir (Aktaran; Nutku, 1976:238). Türkiye halkının, bastırılmış cinsellik ile alakalı ciddi sorunları vardır ve güldürüyü ucuza getirmek isteyen, sinemayı endüstrinin bir parçası olarak gören kişiler bundan faydalanmaktadır. 

Cangöz, İ. (1999) Kitle İletişim Kuramlarında Etki Sorunsalı ve Bir İzleyici Araştırması. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora Tezi. 
Kıraç, R. (2008) Film İcabı. Ankara: De Ki Basım Yayım Ltd. Şti.
Marcuse, H. (1986) Tek Boyutlu İnsan İleri İşleyim Toplumunun İdeolojisi Üzerine İncelemeler. (Çev:Aziz Yardımlı) İstanbul: İDEA Yayınları.
Nutku, Ö. (1976) Yaşayan Tiyatro. İstanbul: Çağdaş Yayınları.
Tunalı, İ. (1989) Estetik. İstanbul: Remzi Kitabevi.


Nadire Korkmaz
08.11.2011

Hiç yorum yok: