19.10.13

Teknolojik belirleyicilik kuramı

19. yüzyılda yeni iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla iletişim teknolojisinin belirleyiciliği görüşü ön plana çıkmıştır. İletişim kuramlarında teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcileri Harold Innis ve Marshall McLuhan’dır. Innis ve McLuhan, iletişim teknolojisi tarihini uygarlık tarihinin merkezi olarak alırlar. Onlara göre uygarlık tarihini yapan ve değiştiren iletişim teknolojisidir. McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı medium’un (ortam; araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir” deyişiyle
özetlemiştir. McLuhan’a göre araç insanların uzantısıdır. Bu uzantı akla gelen her şeyi kapsar: söczük, giysi, ev, para, basın, fotoğraf vs. McLuhan’ın “dikiz aynası” düşüncesi dediği yaklaşım: yeni bir aracın (medium) basitçe daha eski bir aracın uzantısı ya da gelişmiş hali olduğu, örneğin bir otomobilin yalnızca hızlı bir at, elektrik ışığının yalnızca güçlü bir mum olduğu varsayımıdır. Innis ve McLuhan’a göre sözcüğün yazıldığı şeyler sözcüklerden daha önemlidir. Araçlar içeriği ne olursa olsun, doğalarında var olan özellikleri nedeniyle etkilere sahiptir, içerik önemsizdir. Her araç (medium) düşünceye, ifadeye ve duyarlılığa yeni bir yönelim kazandırarak benzersiz bir söylem tarzının ortaya çıkmasını sağlar. McLuhan’ın “araç mesajdır” demekle kastettiği kuşkusuz budur. McLuhan iletişim medyasının en önemli etkisinin duyu organları ile algılama ve düşünce alışkanlıkları üzerinde olduğunu savunur (Postman, 2004: 19-98; Tekinalp ve Uzun, 2009: 128-129). Örneğin; insanlar televizyonun kopuk kopuk programlarına o kadar alışmış durumdalar ki, bir muhabirin nükleer bir savaşın kaçınılmaz olduğu haberini verdikten hemen sonra “…ve şimdi de reklamlar…” demesine hiç şaşırmazlar (Postman, 2004: 119). “MacNeil-Lehrer Newshour” programının yönetmen ve sunucularından Robert MacNeil’in televizyon haberi tanımı şöyledir: “Temel fikir, her şeyi kısa tutmak, kimsenin dikkatini dağıtmamak, ama onun yerine varyeteyle, yeniliklerle, hareketle durmadan tahrik etmektir. Hiçbir konsepte, hiçbir karaktere ve hiçbir probleme birkaç saniyeden daha fazla dikkat ayırmanız gerekmez (MacNeil, 1983’den aktaran Postman, 2004, s. 119-120).” 

Nadire Korkmaz

Hiç yorum yok: